Doç. Dr. Metehan Gümüş

Tedaviler

Obezite ve Metabolik Cerrahi

Obezite ve tip 2 diyabet gibi metabolik hastalıkların tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemler; tüp mide ve gastrik bypass başta olmak üzere kişiye özel planlanır.

Obezite ve Metabolik Cerrahi Nedir?

Metabolik cerrahi, yalnızca kilo vermeyi değil; obeziteye eşlik eden tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi ve karaciğer yağlanması gibi hastalıkların seyrini de iyileştirmeyi hedefleyen cerrahi girişimlerin ortak adıdır. Mide hacminin küçültülmesi ve⁄veya sindirim yolunun yeniden düzenlenmesi yoluyla hem alınan besin miktarı hem de vücudun bu besinlere verdiği hormonal yanıt değişir.

Cerrahi kararı tek başına kiloya bakılarak verilmez. Vücut kitle indeksi, eşlik eden hastalıklar, yaş, beslenme alışkanlıkları, daha önce denenmiş tedaviler ve hastanın uzun dönem takibe uyum sağlayabilme durumu birlikte değerlendirilir. Değerlendirme süreci; kan tahlilleri, görüntüleme, endoskopi ve gerektiğinde beslenme, psikiyatri, endokrinoloji ve anesteziyoloji konsültasyonlarını kapsar.

Vücut Kitle İndeksi

VKİ Nedir, Neden Kullanılır, Nasıl Hesaplanır?

VKİ nedir?

Vücut kitle indeksi (VKİ), vücut ağırlığının boya göre uygunluğunu gösteren ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından obeziteyi sınıflandırmak için kullanılan bir ölçüdür. Tahlil ya da cihaz gerektirmez; yalnızca boy ve kilo bilgisiyle hesaplanır.

Neden kullanılır?

VKİ, kilonun sağlık riskleri açısından hangi aralıkta olduğunu hızlıca gösterir. Obezite cerrahisinde de hastanın değerlendirmeye alınıp alınmayacağına karar verilirken bakılan ilk ölçütlerden biridir. Genel kabul gören ölçütlere göre VKİ 40 ve üzerinde olan ya da 35 ve üzerinde olup tip 2 diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi obeziteye bağlı bir hastalığı bulunan kişiler cerrahi açısından değerlendirilir. Güncel kılavuzlar, metabolik hastalığı olan bazı hastalarda daha düşük değerleri de dikkate alır.

Nasıl hesaplanır?

Kilonuz (kg), boyunuzun metre cinsinden karesine bölünür: VKİ = kilo ÷ (boy × boy). Örneğin 1,70 m boyunda ve 95 kg ağırlığında bir kişinin VKİ’si 95 ÷ (1,70 × 1,70) ≈ 32,9 olur ve bu değer 1. derece obezite aralığına girer.

18,5’in altı: Zayıf

18,5 ile 24,9 arası: Normal kilolu

25 ile 29,9 arası: Fazla kilolu

30 ile 34,9 arası: 1. derece obezite

35 ile 39,9 arası: 2. derece obezite

40 ve üzeri: 3. derece (morbid) obezite

VKİ’nizi hesaplayın

0,0 Sonucunuz

Boyunuzu ve kilonuzu girdiğinizde vücut kitle indeksiniz ve hangi aralıkta olduğunuz burada görünür.

VKİ yetişkinler için genel bir göstergedir. Çocuklarda, hamilelikte ve kas kütlesi yüksek kişilerde yanıltıcı olabilir; tanı ve tedavi kararı muayene ile verilir.

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi)

01

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi)

Tüp mide ameliyatı, midenin büyük kavis boyunca yaklaşık %75–80’lik bölümünün çıkarılarak geriye muz şeklinde dar bir mide tüpünün bırakılması esasına dayanır. Dünyada ve ülkemizde en sık uygulanan bariatrik cerrahi yöntemidir.

Etkisi yalnızca hacim kısıtlamasıyla sınırlı değildir: çıkarılan bölümde açlık hormonu ghrelin’in büyük bölümü üretildiği için ameliyat sonrası iştahta belirgin azalma görülür. Sindirim yolunun doğal akışı korunduğu için emilim bozukluğu riski görece düşüktür.

Ameliyat laparoskopik (kapalı) yöntemle, karın duvarındaki birkaç küçük kesiden gerçekleştirilir. İşlem genellikle 1–2 saat sürer; hastalar çoğu zaman kısa süreli hastane takibinin ardından taburcu edilir.

Mide hacmi kalıcı olarak küçülür, doygunluk hissi erken başlar

Ghrelin üretiminin azalmasıyla iştah belirgin şekilde geriler

Bağırsak bağlantıları değiştirilmediği için emilim görece korunur

Tip 2 diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesinde iyileşme görülebilir

Gerektiğinde ileride bypass’a dönüştürülebilir

02

Gastrik Bypass

Gastrik bypass, midenin üst kısmından küçük bir mide cebi oluşturulması ve bu cebin ince bağırsağın bir bölümüne doğrudan bağlanmasıyla uygulanır. Böylece hem alınan besin miktarı azalır hem de besinlerin sindirim yolundaki güzergahı kısalır.

Bu düzenleme, bağırsak kaynaklı hormonların salınımını değiştirerek kan şekeri düzenlenmesi üzerinde güçlü bir etki oluşturur. Bu nedenle özellikle tip 2 diyabeti olan hastalarda tercih edilebilen bir yöntemdir.

Mini gastrik bypass ve SASI bypass gibi değişik teknikler, hastanın klinik durumuna göre alternatif olarak değerlendirilebilir. Daha önce bariatrik ameliyat geçirmiş ve yetersiz sonuç almış hastalarda revizyon cerrahisi seçeneği gündeme gelebilir.

Küçük mide cebi ile porsiyon miktarı belirgin şekilde azalır

Bağırsak hormonlarındaki değişim kan şekeri kontrolünü destekler

Tip 2 diyabette metabolik etkisi belirgindir

Reflü şikayeti olan hastalarda tercih edilebilir

Vitamin ve mineral takibi ömür boyu sürdürülmelidir

Gastrik Bypass
Mini Gastrik Bypass

03

Mini Gastrik Bypass

Mini gastrik bypass (tek anastomozlu gastrik bypass), midenin küçük kavis boyunca uzun ve dar bir tüp şeklinde ayrılması ve bu mide cebinin ince bağırsağa tek bir bağlantıyla birleştirilmesi esasına dayanır. Klasik gastrik bypass’tan farklı olarak iki yerine tek bağlantı yapılır.

Yöntem, alınan besin miktarını azaltmanın yanında besinlerin ince bağırsağın bir bölümünü atlamasını sağlayarak emilimi de sınırlar. Bu çift yönlü etki, özellikle yüksek vücut kitle indeksi olan ve tip 2 diyabeti bulunan hastalarda güçlü bir kilo kaybı ve metabolik iyileşme sağlayabilir.

Ameliyat laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirilir; tek bağlantı yapıldığı için işlem süresi klasik bypass’a göre genellikle daha kısadır. Yöntem seçimi; reflü öyküsü, beslenme alışkanlıkları ve eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilerek yapılır.

Uzun ve dar mide cebi ile porsiyon miktarı belirgin şekilde azalır

Tek bağlantı sayesinde ameliyat süresi görece kısadır

Emilim kısıtlamasıyla güçlü ve kalıcı kilo kaybı hedeflenir

Tip 2 diyabet ve metabolik hastalıklarda belirgin iyileşme görülebilir

Safra reflüsü riski ve vitamin–mineral eksiklikleri nedeniyle düzenli takip gerekir

Süreç

Ameliyat Öncesinden Uzun Dönem Takibe

1. Değerlendirme

Detaylı muayene, kan tahlilleri, görüntüleme ve endoskopi ile genel sağlık durumu değerlendirilir; gerektiğinde ilgili branşlardan konsültasyon istenir.

2. Yöntem Seçimi

Hastanın vücut kitle indeksi, eşlik eden hastalıkları ve beklentileri doğrultusunda tüp mide veya bypass seçenekleri birlikte değerlendirilir.

3. Ameliyat

İşlem laparoskopik yöntemle, küçük kesilerden gerçekleştirilir. Bu sayede ağrı daha az, iyileşme süreci daha hızlıdır.

4. Beslenmeye Geçiş

Beslenme; sıvı gıdalardan başlayarak pürüzsüz ve ardından katı gıdalara kademeli olarak geçilecek şekilde planlanır.

5. Takip

İlk yıl sık aralıklarla, sonrasında yıllık kontrollerle kilo seyri, beslenme uyumu ve vitamin düzeyleri izlenir.

6. Yaşam Biçimi

Düzenli fiziksel aktivite ve beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi, uzun dönem sonuçların kalıcılığı açısından belirleyicidir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Hangi yöntemin uygun olduğu, ancak muayene ve gerekli tetkiklerin ardından hekiminizle birlikte belirlenebilir.

Size Uygun Yöntemi Birlikte Belirleyelim

Değerlendirme için randevu alın.

Scroll to Top
WhatsApp ile Yaz