Tedaviler
Kolorektal Cerrahi
Kalın bağırsak (kolon) ve rektum hastalıklarının cerrahi tedavisi; tanı aşamasından ameliyat sonrası uzun dönem takibe kadar bütüncül bir süreç.
Kolorektal Cerrahi Nedir?
Kolorektal cerrahi; kalın bağırsağın son bölümünü oluşturan kolon ve rektumun iyi ve kötü huylu hastalıklarının cerrahi tedavisiyle ilgilenen genel cerrahi alanıdır. Kolon ve rektum kanserleri başta olmak üzere; polipler, divertikül hastalığı ve inflamatuvar bağırsak hastalıklarının cerrahi gerektiren durumları bu başlık altında değerlendirilir.
Tedavi kararı tek başına ameliyattan ibaret değildir. Kolonoskopi ve biyopsi bulguları, tomografi ve MR gibi görüntüleme sonuçları, hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumu birlikte değerlendirilir. Kanser tanısı olan hastalarda plan; medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi ile yürütülen çok disiplinli bir değerlendirme sonucunda olgunlaşır.
Erken evrede yakalanan kolorektal hastalıklarda cerrahi tedavinin sonuçları belirgin şekilde daha iyidir. Bu nedenle bağırsak alışkanlığında değişiklik, dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı ve kansızlık gibi bulguların ihmal edilmemesi önemlidir.
01
Kolon Cerrahisi
Kolon cerrahisinde temel ilke, hastalıklı bağırsak bölümünün kendisini besleyen damar ve lenf dokusuyla birlikte, onkolojik ilkelere uygun biçimde çıkarılmasıdır. Ardından geriye kalan bağırsak uçları birbirine birleştirilerek (anastomoz) sindirim yolunun sürekliliği sağlanır.
Hastalığın yerleşimine göre sağ kolon, sol kolon veya sigmoid kolon rezeksiyonu gibi farklı ameliyatlar planlanır. İşlemler büyük oranda laparoskopik (kapalı) yöntemle, karın duvarındaki birkaç küçük kesiden gerçekleştirilebilir.
Ameliyat sırasında çıkarılan lenf bezlerinin patolojik incelemesi, hastalığın evresinin belirlenmesi ve sonrasındaki tedavi planı açısından belirleyicidir.
Hastalıklı segmentin damar ve lenf dokusuyla birlikte çıkarılması
Bağırsak sürekliliğinin anastomoz ile sağlanması
Uygun olgularda laparoskopik yöntem
Lenf bezi incelemesiyle doğru evreleme
Poliplerde ve divertikül hastalığında cerrahi değerlendirme
02
Rektum Cerrahisi
Rektum, kalın bağırsağın leğen kemiği içinde yer alan son bölümüdür. Dar bir anatomik alanda bulunması ve mesane, üreme organları ile sinirlere komşuluğu nedeniyle cerrahisi özellik gerektirir.
Total mezorektal eksizyon (TME) olarak adlandırılan teknik, rektumun çevresindeki yağ ve lenf dokusunun bütünüyle birlikte çıkarılmasını esas alır. Bu yaklaşım hem hastalığın nüks riskini azaltır hem de idrar ve cinsel işlevleri yöneten sinirlerin korunmasını hedefler.
Tümörün makata olan uzaklığına göre, birçok hastada makat kasları korunarak kalıcı stoma (torba) ihtiyacı olmadan ameliyat yapılabilir. Bazı durumlarda anastomozun iyileşmesini desteklemek amacıyla geçici koruyucu stoma oluşturulur ve belirli bir süre sonunda kapatılır.
İleri evre rektum kanserlerinde ameliyat öncesinde radyoterapi ve\/veya kemoterapi uygulanması gündeme gelebilir.
Total mezorektal eksizyon (TME) ilkesine uygun cerrahi
Sinir koruyucu teknikle işlevlerin gözetilmesi
Uygun olgularda makat kaslarının korunması
Gerektiğinde geçici koruyucu stoma
Ameliyat öncesi onkolojik tedavilerle eşgüdüm
Süreç
Tanıdan Takibe
1. Tanı ve Değerlendirme
Kolonoskopi ve biyopsi ile tanı netleştirilir; tomografi, MR ve kan tetkikleriyle hastalığın yaygınlığı ve genel sağlık durumu değerlendirilir.
2. Çok Disiplinli Plan
Kanser tanısı olan hastalarda tedavi sırası; cerrahi, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi birlikte değerlendirilerek belirlenir.
3. Ameliyata Hazırlık
Bağırsak hazırlığı, beslenme desteği ve gerektiğinde kardiyoloji ile anestezi değerlendirmesi yapılır.
4. Cerrahi
Uygun olgularda laparoskopik yöntem tercih edilir; böylece ağrı daha az, hastanede kalış daha kısa ve iyileşme daha hızlı olur.
5. Erken Dönem
Erken mobilizasyon ve kademeli beslenme ile bağırsak işlevlerinin düzene girmesi desteklenir.
6. Uzun Dönem Takip
Patoloji sonucuna göre ek tedavi planlanır; düzenli kontroller ve kolonoskopi takibi sürdürülür.
Laparoskopik Yaklaşım
Kolorektal ameliyatların önemli bir bölümü bugün laparoskopik yöntemle yapılabilmektedir. Karın duvarındaki birkaç küçük kesiden girilerek çalışılması; ameliyat sonrası ağrının azalması, bağırsak işlevlerinin daha erken düzene girmesi ve günlük yaşama daha hızlı dönüş açısından avantaj sağlar.
Bununla birlikte her hasta laparoskopik cerrahi için uygun olmayabilir. Tümörün boyutu ve yerleşimi, daha önce geçirilmiş karın ameliyatları ve hastanın genel durumu; yöntem seçiminde belirleyici olur. Karar, muayene ve tetkiklerin ardından hastayla birlikte verilir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Bağırsak alışkanlığınızda değişiklik ya da dışkıda kan fark ederseniz vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.
Değerlendirme İçin Randevu Alın
Sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.